Kinoa nedir?

Nedir, ne değildir?

Kinoa nedir?

Merhabalar,

Bugün biraz kinoa ve kullanımını ele almaya ne dersiniz?

Kinoa2
Bilindiği üzere Dünyayı besleyen 2 temel tahıl türü pirinç ve buğdaydır. Bunlar beslenmede vücudun temel protein ihtiyacını karşılamaktadır. Pirinç bol miktarda suya ihtiyaç duyan bir bitkidir. Küresel ısınmaya bağlı olarak buğday ve pirinç rekoltesindeki düşüş son zamanlarda alternatif bitki arayışına girmemize sebep oldu. Araştırmalar bu duruma çözümün “Kinoa “ olduğu düşündürüyor.

Kinoa familya olarak ıspanaklardan bir çeşidin tohumudur. Bir tahıl çeşidi değildir☝ Vitamin değeri olarak sahip olduğu yüksek değere rağmen kolesterol içermemektedir. Yağ içeriği düşük olmasına rağmen enerji değeri yüksektir ki formuna dikkat edenlerin kahramanı diyebiliriz😊. Kinoadaki proteinler vücudumuzun üretemediği tüm temel aminoasitleri içermektedir. İçerdiği aminoasitlerin miktarı kırmızı ete yakındır, filizlendirilmiş kinoanın etten daha yüksek protein emilim gücü vardır. Laf aramızda bitkisel gıdalar arasında “süper besin” olarak adlandırılır😉 En şaşırtıcı kısmı ise benzerlerinin 2-3 katı protein içermesine rağmen bu proteinin gluten içermemesidir. Gluten içermeyen yapısından dolayı çölyak hassasiyeti olanların veya gluten tüketmek istemeyenlerin lezzetli bir alternatifi haline gelmiştir.
Nasıl Tüketilir?

Kinoa3Baskın bir tadı ve kokusu olmayan kinoayı bulgurun ve pirincin kullanıldığı bütün yemeklerde kullanabilirsiniz.Pilav yapabilir, çorbalarda kullanabilirsiniz. Garnitür olarak yemeklere ekleyebilirsiniz. Haşlandıktan sonra salatalara ilave edebilirsiniz. Sebze, et ve tavuk gibi yemeklere de yakışıyor. Süt ile haşlayıp veya kavurup irice dövdükten sonra müslilere ekleyebilirsiniz. Ayrıca un haline getirip pasta, kek, kurabiye ve hamur işlerinde kullanabilirsiniz. (Kabuğundaki saponin maddesinin acı tadının yok olması için yarım saat suda bekletip, sonrasında bol suyla süzgeçten geçirmeyi unutmayın 😊)

Bugün size güzel bir de tarifle kullanım önerisinde bulunacağız.

Sevgilerimizle💐

Buket Sönmez

Gıda Mühendisi

Emeklilik duygusu insana kendisini kötü hissettiriyordu. 2013 yılında emekli olduğumda arkamda 26 yılı devirdiğimi ve zamanın nasıl geçtiğini hiç fark etmediğimi anlamıştım. Yıllarca hayatın her alanında mücadele vermiş biri olarak, hayata kaldığım yerden devam etmek ve bu yolda benim gibi düşünen hanımlara ışık olmak isteği uyandı içimde. Hayalimde hep kendi işimi kurmak ve içlerinde hep çalışma isteği olup da çalışmalarına izin verilmeyen hanımlara yön vermek istedim belki de. Bu düşünceyle önce girişimcilik kursuna gittim ve belgemi aldım. En yakın arkadaşımla evde 40-50 tane katmer pişirdik sonra oturduğum binadaki komşularımı ziyaret ederek sabah kahvaltısına beklediğimizi söyledik. Yaptığımız katmerleri ikram ederek “bugün işimizin ilk günü katmer yapıp satıyoruz ama önce tatmanız gerekli” dedik. O günü hiç unutamıyorum ve biz o gün tam 60 katmer siparişi aldık. Gün geçtikçe siparişlerimiz ve çeşitlerimiz arttı. Bu arada annelerin bebeklerine bir şeyler yedirirken ne kadar zorlandığına şahit olduk ve çocukların en çok sevdiği şeyle yemekte zorlandıkları sebzeleri bir araya getirerek sebzeli makarna yapımına başladık. Evet, şimdi sebzeli makarna yapan pek çok işletme var ama ben makinada değil elde yapıyorum makarnalarımı. Girişimcilik belgemle beraber KOSGEB’in desteğine başvurdum ve kurulu epeyce etkileyerek desteği kazandım. Bir akrabam ile ortak olarak işletmemi kurdum. Kurulum aşamalarında da sıkıntılar çektim elbette hayatımda hiç bilmediğim kurumlara girip çıkar oldum ama keyifliydim, hayallerimi gerçekleştirmeye başlamıştım. Ancak, işler umduğum gibi gitmedi. Ortaklık dışardan göründüğü gibi değildi. Ayrılıp sıfırdan başlamak durumunda kaldım. Şimdi tek başımayım, hayallerime doğru yürürken büyük badireler atlatmıştım ama yılmadan yoluma devam ediyorum. Yaşadığım olumsuzluklara rağmen kendimce sorumluluklarım var; iş yerimde çalıştırdığım elemanlarımın genelde ilk işvereni oluyorum. Bu beni mutlu ediyor. Birisi Gıda Mühendisi olan; emeğini hiç esirgemeyen ve her şeyin ar-ge’sini defalarca yapan ve işini çok seven ve sürekli öğrenmeye çalışan çok becerikli iki elemanım var. Bunlar sadece kamera önünde olanlar. Arkamda ise bana destek olan kocaman bir ailem var. En çok desteği onlardan alıyorum: kızım, oğlum, gelinim, damadım, annem, babam ve her şeyden önemlisi eşim bana destek oluyor. Sosyal medyayı ve e-ticareti aktif olarak kullanıyorum. İşletmem, CCPB Organik Tarım Müteşebbis sertifikasına sahiptir. Ürettiğim ürünlerde hiçbir katkı maddesi, koruyucu veya yapay renklendirici kullanmıyorum. Özellikle, iş hayatında çalışan ve çocuklarını & bebeklerini doğal gıdalarla beslemek isteyen annelere ulaşmaya çalışıyorum. Hepsiburada’ya bana bu fırsatı verdiği için ise çok teşekkür ediyorum! Asuman Öztürk Çağlıkantar Asudan Doğal Gıdalar İşletme Sahibi

Yorum yapabilirsiniz